Ankara’dan gelip de Urfa’nın ekmeğini yiyen, namus sözü verip ortadan kaybolan o şahsa sesleniyem. Bana ‘Evlenecih, seni buralardan götürecem, Ankara’da saraylarda yaşatacam’ diyip duruyordun. Ben de saftirik gibi inandım, gönlümü açtım, her dediğine ‘he’ dedim. Meğer senin derdin ne evlilikmiş ne de sevda; meğer sen bizi bu yaşımızda (26) rezil rüsvat edip, nefsinin peşine düşüp kaçacak bir korkakmışsan!
Ankara’nın ayazı meşhurdur derler ama senin kalbin ondan da soğukmuş. Cinsellik için, hevesin için beni kullandın, sonra da bir gece vakti sırra kadem bastın. Lan oğlum, sen Urfa kadınını ne sandın? Bizim buralarda söz namustur! Şimdi telefonlarımı engellemişsen, sesime çıkmıyisan ama bil ki bu ah seni iflah etmez. O yediğin isotlar burnundan fitil fitil gelecek! Rabbim seni de o Ankara’nın ayazında kimsesiz, dımdızlak bıraksın. Herkes duysun, bu adamın sözüne kanan yansın!
Sen de düşünceni paylaş
Bu sohbete katıl
Düşüncelerini paylaşmak için giriş yapmalısın.